Sn. Prof. Dr. Feridun Yenisey Tarafından hazırlanan, Ceza Muhakemesi Hukukunda Uzlaşma, Uzlaştırmacı Eğitimi Rehber Kitapçığına ulaşmak için TIKLAYINIZ
17 Mayıs 2008 Cumartesi
Ceza Muhakemesi Hukukunda Uzlaşma, Uzlaştırmacı Eğitimi Rehber Kitapçığı
16 Mayıs 2008 Cuma
Boşanmaya gerçekten hazır mısınız?
by Bruce Derman, Wendy Gregson
Çeviren: Şamil DEMİR
İkilem içerisindesiniz. Belki de kalmaya ya da gitmeye karar veren taraf olacaksınız. Peki buna nasıl emin olabilirsiniz. Bazı günler kendinizi daha emin hissediyorsunuz bazen değil. Bir parçanız onu hala seviyor ya da önemsiyor. Hadi hata ediyorsanız? Verdiğiniz kararlar birçok insan etkilenecek. Belki de acele ediyorsunuzdur. Çok uzun zamandır boşanmayı düşünmeme rağmen, sadece davranışlarını değiştirse boşanmak aklıma bile gelmez diyor musunuz…?
15 Mayıs 2008 Perşembe
Avukatlık Kanunu 35/A
Avukatlık Kanunu'nun 35/A maddesini uygulamak isteyip de uygulamaya dair örnek bulamayanlar için, "uzlaşmaya teklifi mektubu örneği" ve "uzlaşma tutanağı örnek" lerini yayınlıyorum.
Uzlaşmaya Teklifi Mektubu Örneği
Uzlaşma Tutanağı Örneği
13 Mayıs 2008 Salı
Harward Uyuşmazlık (Çözüm) Sistemleri Diyaznı Panelleri
Mart ayında Harward 'da düzenlenen "Dispute Systems Design Symposium" videolarını aşağıdaki linklerden izleyebilirsiniz.
>Panel 1: Dealing with the Inevitable: DSD in the Institutional Context
>Panel 2: Dispute System Design on a Global Scale
>Panel 3: DSD in Times of Crisis
>Panel 4: A Constitutional Issue: DSD at the Birth of a Nation
>Panel 5: Emerging Issues in DSD
İngiltere 'de Arabulucular Ne Kadar Kazanıyor?

Arabuluculuğun Alternatif Uyuşmazlık Çözüm yöntemi olarak yaygın olarak kullanıldığı İngiltere 'de Mediator Magazine tarafından arabulucu ücretlerinin doğru belirlenip belirlenmediği konusunda bir tartışma başlatıldı. Listeyi incelediğimde bu ücretlerin ülkemiz şartlarında pek de hayal edilebilir olmadığını düşündüm. Yazının tamamını okumak için tıklayınız.
12 Mayıs 2008 Pazartesi
Olumsuz İnsanlarla Nasıl Baş Edilir?
Psikiyatrist Dr. Mark Lauderdale makalesinde bu soruya yanıt veriyor. Makalesinden dikkat çeken bir bölümü sizlere aktaracağım:
Bu tür olumsuz insanlarla nasıl başarılı olabilirsiniz?
Dokuz yaşındaki kızından yüksek sesle ve acı acı şikayet eden bekar bir anneyle çalıştım. Kızının başa çıkılması zor birisi olduğu doğruydu ancak anne, bu duruma çözüm bulmaktansa, olanların ne kadar kötü şeyler olduklarını “anlatmakla” daha çok ilgileniyordu.
Bu tür insanlarla yüzleştikçe insanların temel kişiliklerini değiştiremeyeceğimin farkına varmıştım. Yıllarca negatif bir hayat yaşamış ve yıllarca hayatın kurbanı olmuş (ya da bu rolü benimsemiş) bir kişi benimle yapacağı birkaç kısa görüşmeyle bunu bir kenara bırakmayacaktı. Aynı, bir nehri canla başla çalışarak durduramayacağınız, akmasından kendinizi korunamayacağınız gibi…
Bu yüzden, akıntıyla BİRLİKTE gittim ve şikâyetlerini dinledim. Kızının problem yaratan tüm davranışlarıyla ilgili BÜTÜN şikâyetleri dikkatli ve özenli bir şekilde dinledim. Hislerini anlamaya çalıştım, ona direkt olarak önerilerde bulunmak yerine, kızının davranışlarına karşı verdiği tepkileri tarif etmesini istedim ve ayrıntılıları vermesi için sorular sordum.
Anne, kızının sürekli olarak söylediği şeyleri yapmayı ya ihmal ettiğini ya da açıkça reddettiğini söyledi… Anne nasıl sinirlendiğini, hayal kırıklığına uğrayıp vazgeçtiğini açıkladı. İçinde bulunduğu bu yaklaşımın işe yaramadığı konusunda o da hemfikirdi.
İşte bu noktada benim için bir çözüm önermek çok kolay olurdu fakat, ben yaptığımı sürdürdüm. Sorunlarıyla aylarca ve hatta YILLARCA bu şekilde yüzleşmiş bir inanın, birden bire tersine dönmesini bekleyemezdim.
Bense ona DAHA ÇOK ŞİKÂYET etmesi için fırsat verdim. Bu tam da onun istediği şeydi. Bunun üzerine yüzünde acılı bir ifade geliştirerek mutsuz geleceğini gözünün önüne getirerek anlatmaya devam etti.
ŞİMDİ…(Artık dümeni çeviriyordum); Bu onun, içinde bulunduğu rahatsız durumdan kaçabilmesine izin vermek için yaratılmış, şu anahtar sorunun sorulmasıyla mümkündü: "Peki bütün olayların böyle olmasındansa nasıl olmasını isterdin?"
Soru karşısında, motive olmuştu. Genel amacı sempati çekmek olan annedeki, pozitif bir amaç için düşünme açlığı, geçici olarak ağır basmıştı. Bana güzel davranışları olan ve sahip olmak istediği çocuğu, olmak istediği pozitif ve etkili annenin nasıl olmasını istediğini tarif etti.
Bunu yapmak için ona yardım etmemi isteyip istemediğini sorduğumda “evet” dedi. Anne birkaç dakikada içinde, bulunduğu o berbat durumundan şikâyet eden pozisyonundan, geleceği hakkında pozitif vizyonu olan, bazı şeyleri değişmeye eğilimli kişiye dönüşmüştü.
Bu yaklaşımı birçok zor kişi ve problemde, iyi ilişkiler kurmak için başarıyla kullandım.
Daha fazlasını ingilizce okumak için tıklayınız…
09 Mayıs 2008 Cuma
Adalet Bakanlığı 2008 Yargı Reformu Stratejisi Taslağında ADR
Adalet Bakanlığınca hazırlanan Yargı Reformu Stratejisi (2008) taslağında, “uyuşmazlıkları önleyici nitelikteki tedbirlerin etkin hale getirilmesi ve alternatif çözüm yollarının geliştirilmesi” özel başlık altında düzenlenmiştir. İlgili bölümler:
8.4. Hukuki uyuşmazlıklarda arabuluculuk ve uyuşmazlıkların alternatif çözüm yollarının geliştirilmesi
Adaletin etkinliğini artırmak için sadece mahkemeleri ve dava yolunu esas alarak çalışma yapmak yeterli değildir. Uyuşmazlıkları yargıya intikalinden önce veya sonra çözebilecek alternatif yöntemler geliştirilmedikçe, bu çalışmalar beklenen faydayı vermeyecektir.
Davaların hızlı, basit, en az giderle ve etkin bir biçimde görülmesine imkân tanımak, bir kısım uyuşmazlıkların çekişmeli yargı şeklinde mahkemelere intikali yerine nizasız kaza, sulh, uzlaşma gibi yöntemlerle çözümünü sağlamak ve karşılaştırmalı hukuktaki gelişmeleri hukuk usulü yargılamasına yansıtmak amacına yönelik hükümler içeren bir kanun tasarısı hazırlanmış olup, ilgili birimlerin görüşüne sunulmuştur.
Hukuki uyuşmazlıkların yargı öncesi çözülmesi için arabuluculuk usulünü öngören kanun tasarısının kanunlaşma süreci takip edilecek ve hayata geçirilmesi konusunda gerekenler yapılacaktır.
8.5. “Tahkim” kurumunun etkinleştirilmesi
HUMK 516–536’ıncı maddelerinde yer alan “tahkim” kurumunun uygulamasının yaygınlaştırılması ve etkinleştirilmesi için HUMK ve diğer kanunlarda düzenlemeler ve gerekli eğitim çalışmaları yapılacaktır.
10. AVRUPA BİRLİĞİ MÜKTESEBATINA UYUM SÜRECİNİN GEREKTİRDİĞİ MEVZUAT ÇALIŞMALARINA DEVAM EDİLMESİ
10.11. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Tasarısı,
Yargı reformu çerçevesinde olmak üzere; davaların hızlı, basit, en az giderle ve etkin bir biçimde görülmesine imkân tanımak, bir kısım uyuşmazlıkların çekişmeli yargı şeklinde mahkemelere intikali yerine nizasız kaza, sulh, uzlaşma gibi yöntemlerle çözümünü sağlamak ve karşılaştırmalı hukuktaki gelişmeleri hukuk usulü yargılamasına yansıtmak amacına yönelik hükümler içeren bir kanun tasarısı hazırlanmış olup, ilgili birimlerin görüşüne sunulmuştur.
Taslağı ileten Sn. Mustafa Özbek 'e teşekkür ederim.
Amerikalı Arabulucuların Vazgeçilmezi: Skype
Son zamanlarda görüşmelerini ve arabuluculuk faaliyetlerini Skype kullanarak yapan ABD li arabulucuların, bundan duydukları memnuniyeti ve işlerini ne kadar kolaylaştırdığını anlatan yazılara ve yorumlara sıkça rastlıyorum. Normal bir telefon görüşmesinden farklı tarafları; bilgisayarı başındaki tarafların telefondan bile daha kaliteli ses ve görüntü kalitesiyle görüntülü ve ücretisiz görüşmeler yapabilmeleri. Üstelik bu görüşmeler konferans şeklinde de yapılabiliyor. Skype'nin kendilerine oldukça fazla zaman kazandırdığını yazan arabulucular, tarafların kendi ortamlarından yaptıkları görüşmelerde ortama adaptasyon ve müzakerelerde tedirginlik sorunu yaşamadıklarını, görüşmeyi istedikleri anda sonuçlandırabilmeleri seçeneklerinin olması nedeniyle psikolojik bir rahatlıkla görüşmelerin devam ettiğini anlatıyorlar.
08 Mayıs 2008 Perşembe
Türk Arabulucular Sitesi Varmış...
Değişik Düşüncelere İzin Verin
Müzakerelerin çözümsüzlükle ya da istenen kalitede çözümlerle sonuçlanamamasının başlıca sebepleriden birisi de değişik fikirlere ve seslere kapalı olmaktır. Klasik olarak taraflar hep pozisyonlarını koruma ve geliştirme kaygısı taşıdıklarından, daha önce tasarladıkları düşünceler kalıbının biraz olsun dışına çıkan yeni fikirler, belki de çözüm için en elverişli fikir olmasına rağmen sertçe muhalefete uğrarlar. Bu kazan kazan yaklaşımını benimseyen müzakerelecilerin yapacağı en büyük müzakere hatalarındandır. Kazan kazan yaklaşımını benimsemeyen herhangi bir tarafın varlığında ise beklenen bir tepkidir.
Gerçekten çözüm üretmeyi amaçlayan ve üzerinde durulması beklenen bir düşünceye yapılacak bu tür eleştiriler müzakerenin kısır ve pozisyonlar üzerinden devam etmesine, yüzeysel ve tarafları tatmin etmeyen çözümler bulunmasına neden olacaktır. Ama taraflar yaptıkları konuşmalarda fikirler biriktirirken, birbirlerini eleştirmemeyi ve böylece yeni düşüncelerin doğmasına elverişli bir ortamı sağlamayı benimsediklerinde, pozisyonel müzakere çıkmazından çıkılarak ilgiler doğrultusunda yeni ve uygulanabilir çözümlerin üretilmesi mümkün olabilecektir.
04 Mayıs 2008 Pazar
Bu Gülümseme Sahte mi Gerçek mi?
Bir insanın gülümsemesinin gerçeği yansıtıp yansıtmadığını ya da bir gülümsemenin zorlama mı samimi mi olduğunu anlama konusunda ne kadar yeteneklisiniz? İngiliz bilim adamları (BBC Science) sahte ve samimi gülümsemeyi ayırd edebilme becerinizi ölçebilmeniz için bir test geliştirmişler. Testi bitirdiğinizde bu konudaki yeteneğinizi ölçmüş olacaksınız.
03 Mayıs 2008 Cumartesi
İşyerinde Arabuluculuğun Temel İlkeleri
İşyerlerinde, özellikle de hedefler söz konusu olduğunda, çalışanlar arasında çatışma yaşanmasını engellemek zordur. Çatışan kişilerin uygun bire çözümde anlaşamamaları halinde bazen yöneticiye arabuluculuk yapmak düşebilir.
Arabuluculuk; anlaşamayan tarafların tarafsız birinin yardımıyla anlaşmazlıklarını çözmeleri sürecidir. Ancak genellikle çatışma halindeki taraflardan her biri arabulucudan kendine hak vermesini, kendi tarafını tutmasını ve kendi lehine bir çözüm önermesini bekler. Bir başka deyişle, çatışmada hakem olan kişiden tarafsız olması değil, taraf olması beklenir. O nedenle arabuluculuk rolünü üstlenen yöneticilerin bu beklentiyle de başaçıkabilmeleri, taraf olmaktan dikkatle kaçınmaları gerekir. Yöneticinin rolü, tarafların olumsuz duygularını ve algılarını farketmelerini, durumla yüzleşmelerini sağlamak ve kendi çözümlerini geliştirmelerini kolaylaştırmak olmalıdır.
Arabuluculuk Süreci
1. Hazırlık evresi: Olay önünüze gelir gelmez, ne tür bir uyuşmazlıkla karşı karşıya olduğunuzu inceleyin ve planlama yapın. Tarafların yapılandırılmış bir süreç içinde yer alacaklarını anlamalarını sağlayın ve tarih ve mekan gibi ayrıntıları organize edin.
2. Tanışma evresi: Kuralları belirleyin, arabuluculuk sürecini özetleyin. Taraflara düşmanca tavırlara izin vermeyeceğinizi belirtin. Arabulucunun bir hakem olmadığını ve taraflar adına karar vermeyeceğini, buna karşılık herkese eşit mesafede ve tarafsız davranacağını vurgulayın; bu konuda görüş birliği sağlayın ve taahhüt alın. Gizlilik ilkesini belirtin.
3. Açılış evresi: Taraflardan her birinin sözü kesilmeden hikayesini sonuna kadar anlatmasını, diğer tarafların da dikkatle dinlemesini sağlayın.
4. İki yönlü iletişim evresi: Tarafların birbirlerine sorunlarla ilgili duygularını aktarmalarına yardımcı olun. Daha sonra da birbirlerine soru sormalarını ve cevap vermelerini sağlayın. Konuyla ilgili eksikleri tamamlayın, gerekirse bilgi toplayın, iddiaları soruşturun.
5. Sorunlu alanları belirleme evresi: Her talep/iddia/tezin arkasındaki tetikleyici etkenleri, gerekçeleri ve varsa gizli gündemleri ortaya çıkarın. Ortak yarar noktalarının belirlenmesine yardımcı olun. Sonuçları somutlaştırın, açık ve net ifade edin.
6. Çözüm geliştirme evresi: Tarafları, karşılıklı olarak kabul edebilecekleri çözüm seçenekleri aramaya teşvik edin. Bir üçüncü şahsın kendileri adına karar veremeyeceğini vurgulayın, Onları kendi çözümlerini bulmak için beyin fırtınası yapmaya çağırın. İddialarını bir an için bir yana bırakıp çözüme odaklanmalarını isteyin. Böyle bir çaba tarafların duruma sahip çıkmasını sağlar. İçinden çıkılmaz gibi görünen karmaşık durumlar, yoğun bir gerilim ya da sonuçlarla ilgili kuşkular varsa, taraflarla bire bir görüşme yararlı olabilir.
7. Anlaşma evresi: Yazılı ya da sözlü anlaşmayı gerçekleştirerek arabuluculuğu tamamlayın. Yazılı anlaşmalarda 5N1K ilkesinden hareket edip ayrıntıları belirleyin ve anlaşmanın gerçekçi olup olmadığını gözden geçirin.
8. Kapanış: Taraflara gösterdikleri işbirliği nedeniyle teşekkür edin; anlaşma koşullarının iyi anlaşıldığından emin olun. Bundan sonraki çatışmalarda önce farklı çatışma çözme yaklaşımlarını denemelerini ancak gerekirse bir arabulucuya başvurmalarını tavsiye edin. Arabuluculuk ciddi sorumluluklar içeren bir roldür ve etik kuralları vardır:
- Arabulucu, sürecin bütünlüğünü ve gizliliğini korumakla yükümlüdür.
- Arabuluculuk sürecinde elde ettiği bilgileri kendi amaçları için kullanamaz.
- Taraflarla arasındaki ilişkiler konusunda saydam olmalıdır.
- Arabuluculuk oturumunun kaydedilmesine ve tutanak tutulmasına izin vermemelidir.
- Taraflardan biri arabulucunun yansızlığından kuşkuya düşerse rolünden çekilmelidir.
- Taraflara hiçbir öğütte ve tavsiyede bulunmamalıdır.
- Taraflardan biri uygunsuz bir tutumda ısrar ederse, sürece son vermelidir.
- Tarafları anlaşmaya zorlamamalıdır.
- Tarafların bütün seçeneklerin olumlu ve olumsuz yönlerini anlamalarını sağlamalıdır.
- Tek tek yaptığı görüşmelerden elde ettiği bilgileri karşı tarafla paylaşmamalıdır.
En büyük zorluk, arabuluculuğun çatışma nedenini ortadan kaldırmak, haklıyı haksızı ayırt etmek, haklıyı ödüllendirip haksızı cezalandırmak olmadığını kabul ettirmektir. Yanlış beklentileri gidermeden böyle bir rolü üstlenmek bazen yarardan çok zarar getirebilir.
Kaynak: Kaynak Dergisi
02 Mayıs 2008 Cuma
Terazi Hukuk Dergisi: Yeni Bir Meslek Arabuluculuk

Terazi Hukuk Dergisi Mayıs sayısında, "Yeni bir Meslek Arabuluculuk" başlıklı yazım yayınlandı.
ÖZET:
Bu yazıda halen tasarı halinde olmasına rağmen büyük tartışmalara neden olan Hukuk Uyuşmazlıklarında “Arabuluculuk” Kanunu Tasarısı’nın üzerinde çok yönlü bir değerlendirme yapılacaktır.
Anahtar Kelimeler: Arabuluculuk, Arabuluculuğun Şartları, Arabuluculuk Eğitimi, Avukatlık kanunu, Reklâm Yasağı Yönetmeliği, Avukatlık Kanunu 35/A, Uzlaşma, Neo Liberalizm
Giriş
Hukuk Uyuşmazlıklarında “Arabuluculuk” Kanunu Tasarı hukuk gündemine düşer düşmez çoğu kanun için gösterilmeyen bir tepkiyle karşılaşmıştır. Tepkiler sadece barolarla sınırlı kalmayıp, özellikle üniversitelerden ciddi tepkiler ve eleştiriler almıştır. Tasarının toptan reddi ile üzerinde değişiklik yapılması önerileri arasında değişen geniş yelpazede, birçok değerlendirmeler ortaya konmuştur.
Ülkemizin uyum sağlamaya çalıştığı Avrupa Birliği müktesebatı mahkeme dışı uyuşmazlık çözüm yolları konusunda düzenleme yapmayı gerektirmektedir. Ancak bu yazıda değinileceği gibi bazı açılardan hiç örneği olmayan bir Tasarı ile karşı karşıya olmamız ve mevcut iktidarın düzenlemeyi en kısa zamanda yasalaştırmaya yönelik kuvvetli iradesi, konunun hukukçular tarafından acilen kavranması ve gerekli tartışmaların bir an önce yapılması gerekliliğini doğurmaktadır. Bu yazıda Tasarının genel hatları ve getirilen yenilikler ve gerekçeleri, avukatlık mesleğine olabilecek etkileri, değişik kesimlerden gelen eleştiriler ve düzenlemenin ideolojik yaklaşımlar açısından değerlendirmesi yapılacaktır.
Alternatif Uyuşmazlık Çözüm Yolları ve Arabuluculuk Yöntemi
Bu başlık Ankara Barosu Dergisinin güz sayısında yayınlanan bir makaleye ait. Makale Çankaya Ünv. Hukuk Fak. Arş. Gör. Alper Bulur tarafından kaleme alınmıştır. Arabuluculukla ilgilenen herkesin mutlaka okumasını tavsiye ederim. Sn. Alper Bulur 'u bu değerli çalışması nedeniyle kutlamak gerekir.
Makalede;
- Genel Olarak Alternatif Uyuşmazlık Çözüm Yolları
- Karşılaştırmalı Hukukta Alternatif Uyuşmalık Çözüm Yolları
- Alternatif Uyuşmazlık Çözüm Yollarının Mahkemede Cereyan Eden Yargılamaya Göre Olumlu Yönleri
- Arabuluculuk Yöntemi
- Arabuluculuk Yönteminin Sahip Olduğu İlkeler
Yargının iş yükünün oldukça fazla olduğu ülkemiz bakımından da alternatif uyuşmazlık çözüm yollarının değerlendirilmesi ve uygulama alanı bulması yerinde olacaktır. Söz konusu yöntemlerle çözüm bulabilecek uyuşmazlıklar, tespit edilir ve bu yöntemler kullanılarak çözüme kavuşturulabilir ise, hem yargının iş yükü azalacak hem de sosyal barış korunmuş olacaktır.
Burada üzerinde durulması gereken bir konu da, alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemlerinin asla sihirli bir değnek olmadığıdır. Söz konusu yöntemler yargı ile birlikte yürüyen ve sadece ona yardımcı olabilecek yöntemlerdir. Zira yargı sistemimizin sorunları böylesine basit bir yönteme işlerlik kazandırılması ile çzülebilecek nirelikte ve nicelikte değildir. Ancak burada belirtmemiz gereken diğer bir konu da alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemleri ve özelde de arabuluculuk konusunda özellikle bazı barolar tarafından dile getirilen "çok hukukluluk", "şeriat düzenine geçiş" ve "devler mahkemelerinde cereyan eden yargının pasif (etkisiz) hale getirilmesi" bir takim hukuki dayanaktan yoksun eleştirilere katılmamızın mümkün olmadığıdır.
Türkiye’nin Arabuluculuk Rolü
KUDÜS - Haberde, iki ülke arasında görüşmelerin başlaması yolunda kısa süre önce yapılan mesajlaşmaların, Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad’ın barış görüşmelerinin başlaması için İsrail’in Golan Tepeleri’nden çekileceği yolunda güvence vermesini ön koşul olarak ileri sürmesi üzerine sonuçsuz kaldığı belirtildi.
Haaretz’e göre, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, geçtiğimiz günlerde Şam’da Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad’la yaptığı görüşmeler hakkında İsrail Başbakanı Ehud Olmert’i bilgilendirmek üzere Kudüs’e bir temsilcisini gönderecek.Erdoğan’ın, aynı zamanda Suriye ile ilişkilerin yürütülmesinden sorumlu olan ve bir süre önce Ankara’da Olmert’in danışmanı Yoram Turbowicz ile görüşen dış politika danışmanını görevlendirmesinin beklendiği de haberde yer aldı. Ancak, bilgisine başvurulan Türk yetkililer, bu konuyla ilgili henüz bir gelişme olmadığını söylemekle yetindiler.Haberde, İsrail Başbakanı Ehud Olmert’in, “ABD’nin bir itirazı olmayacağını gördükten sonra, Türkiye’nin arabulucuğuyla Suriye ile görüşme yollarını aramaya başladığı” kaydedildi.Gözlemciler, arabuluculuk girişiminin başarılı olması halinde, Suriye ile İsrail arasındaki görüşmelerin, ABD Başkanı George Bush’un bu yıl sonunda görev süresinin dolmasından önce başlayabileceğini belirtiyorlar.İsrailli hükümet yetkilisi, “Şimdi Türkler her iki tarafın pozisyonunu inceleyerek, onları masa başına getirecek bir formül bulmaya çalışıyorlar. Burada temel nokta, Suriye’nin, Golan Tepeleri’nin iadesi için İsrail’in taahhütte bulunması yolunda, ilerlemenin önünü tıkayan talebini tatmin edecek bir formül bulunması” dedi.Haberde, İsrailli yetkililerin, “Türkiye’nin rolünün artacağına inandıkları” vurgulanarak, aynı İsrailli hükümet kaynağının “Erdoğan, İsrail-Suriye sorununun çözümünde sonuna kadar gitmeye kararlı” şeklindeki sözlerine yer verildi.
Kaynak: AA




