
Arabuluculuğun Alternatif Uyuşmazlık Çözüm yöntemi olarak yaygın olarak kullanıldığı İngiltere 'de Mediator Magazine tarafından arabulucu ücretlerinin doğru belirlenip belirlenmediği konusunda bir tartışma başlatıldı. Listeyi incelediğimde bu ücretlerin ülkemiz şartlarında pek de hayal edilebilir olmadığını düşündüm. Yazının tamamını okumak için tıklayınız.
13 Mayıs 2008 Salı
İngiltere 'de Arabulucular Ne Kadar Kazanıyor?
22 Nisan 2008 Salı
Arabuluculuk Nedir?
Arabuluculuk; hukuk sistemi gelişmiş bütün ülkelerde yaygın olarak kullanılan bir "Alternatif Uyuşmazlık Çözüm" (ADR) yöntemidir. Arabuluculuk; tarafların içinde bulundukları uyuzmazlığı mahkemeye gitmeden çözmelerinde kullanabilecekleri en etkin yöntemdir.Esnek ve etkili oluşu arabuluculuğun iş yaşamı, aile, okul ve hatta milletler arası uyuşmazlıklarda bile uyuşmazlığın taraflarını doğru noktada buluşturan bir uyuşmazlık çözüm yöntemi olmasını sağlamıştır. Aralarındaki uyuşmazlığı, kendi istekleriyle ya da bir mahkemenin önerisi ile arabulucunun eşliğinde çözmeye karar veren taraflar, uyuşmazlık konusunu arabulucuya ileterek, tarafsız, önyargı ve yargıdan uzak bir arabulucu eşliğinde, sorunlarını tartışma ve kendileri için en iyi çözümü, yine kendi hayal güçleriyle sınırlanabilecek özgürlükte çözüme ulaştırma imkanı bulurlar.
Arabulucu tarafları yönlendirmez, tavsiyede bulunmaz, karar vermez. Arabulucu sadece tarafların birbirlerini daha iyi anlamalarını sağlayacak ama yönlendirici olmayan sorular yöneltir. Arabuluculuk müzakereleri aksi kararlaştırılmadıkça gizlidir, ne taraflarca ne de arabulucu tarafından açıklanabilir. Arabuluculuk sürecinin anlaşmazlık ile sonuçlanması halinde, müzakerede elde edilen bilgiler, daha sonra açılacak bir davada diğer taraf aleyhine delil olarak kullanılamaz.
Taraflar, eğitimli bir arabulucu eşliğinde kendilerini rahatça ifade etme imkanı bulurlar. Böylece, iletişim eksikliğinden kaynaklanan yanlış anlaşılmaların da ortadan kaldırıldığı bir süreç yaşanır. Arabulucunun mesleki becerileri, görünürdeki sorunlardan çok, tarafların gerçek ilgilerini ortaya çıkarmakta kullanılır. Böylece birbirini daha iyi anlayan taraflar, gelecekteki pozisyonlarını daha doğru alma imkanı bulurlar. İsteklerin ve ilgilerin netleştiği arabuluculuk sürecinde karşılıklı çözüm önerilerinin müzakeresi ile mahkemede ulaşılması hayal bile edilemeyecek etkili ve adil anlaşmalara ulaşmak mümkün olmaktadır. Arabuluculuk, sihirli gücünü; gelecek odaklı olmasından ve sürecinin sonunda tarafların çoğunlukla ilişkilerini devam ettirmesinden, mutluluk ve barış sağlamasından alır.
© Tanım blog yazarına aittir. İzinsiz alıntı yapılamaz.
15 Nisan 2008 Salı
Az Konuşup Çoğu Başarmak
Kristine Paranica, University of North Dakota’da Uyuşmazlık Çözüm Merkezi direktörü. Mesleki yaşantısında savcılıktan çocuk mahkemesi uzmanlığına kadar bir çok işle uğraşmış. En son işinden de anlaşılacağı üzere o usta bir arabulucu.
10 Nisan 2008 Perşembe
Arabuluculuk Mesleğine Başlamak...

Diane Levin benim için tartışmasız bir blog canavarı, yazılarını okurken tecrübelerini içtenlikle paylaşması ve arabuluculuğa yeni başlayanlara verdiği samimi tavsiyeler dikkate değer. Bizim gibi arabuluculuk mesleğine yeni yeni ısınanlar için arabuluculuğa nasıl başlanacağının tarifini yapıyor:
- Motivasyonunuzu denetleyin: Arabuluculuk işine girmek için, şu anda yaptığınız işi bırakmamalısınız ama kendinize arabulucu denmesinden de kaçınmamalısınız. Çalışmakta olan arabulucuları ve çalışma tarzlarını takip etmeli ve kendinizi ve yapınızı bu arabulucularla devamlı karşılaştırmalısınız.
- Kariyerinizde U dönüşü yapmaktan kaçının: Arabuluculuğu şu anda yapmakta olduğunuz işle bağdaştırmalı ve bunu nasıl yapacağınızı düşünmelisiniz ve bir arabulucu olarak ne yapmak istediğinizi belirleyip fikirlerinizi bu çıkış noktasından geliştirmelisiniz. Örneğin; bir insan kaynakları uzmanı işyeri arabuluculuğu, bir mühendis inşaat kusurları alanında arabuluculuk yapabilir.
- Küçük başlayın ve öyle kalın:. Çok şaşalı bir ofise ve görkemli bir masaya ihtiyacınız yoktur. Masalı çalışma tarzından kurtulun zamanımızı web sitenize harcayın. Kendinize parasal kaynak ayırmalısınız çünkü uzun bir zamanı para kazanmadan geçirebilirsiniz.
- Kendi çizginizi oluşturun: Arabuluculuğun sıradan bir iş olmadığını, zorlu bir coğrafyada aynı çizgiden yıllarca gidip gelindikten sonra oluşan patikaya benzediğini unutmamalısınız.
- Genel olmayın!: Bir arabulucu bu sıfatı yalnız başına kullanmamalıdır. Her tür uyuşmazlığa arabuluculuk yapabileceğinizi düşünmek kendinizi ve müşterilerinizi kandırmak demektir. Aile arabulucusu, işyeri arabulucusu, ticari arabulucu olmalı ve bunlara yoğunlaşmalısınız.
- Umut etmek bir “plan” değildir: Yazılı bir iş planınız olsun. Elinize kalemi alın ve büyük resminizi çizin. 1. En iyi ve en meşgul arabulucu olacağım… bu işin geleceğiniz yönlendirenlerden birisi olacağım. 2. Bunu önem vererek, heyecanla ve yazarak yapacağım. 3. Peki bunu nasıl başaracağım: bir ustanın yanından çalışarak başlayabilirim, oldukça bilgilenmeliyim, değer katacağım, hazır olacağım…
- Her yerde çoğunlukla siz olacaksınız: Şimdi, her yerde, her şeyin en tepesinde olacaksınız. Evinize gidin ve geçmiş günlerinize teslim olun ve ertesi güne işinizi daha iyi yapmaya hazır uyanın. Sevecenliğinizi koruyun, unutmayın ki başkalarının çatışmalarıyla ilgilenmek bir ayrıcalıktır.
- Devamlı evrimleşin: Kendinizi geliştirmekten devamlı değişmekten çekinmeyin, ortalama bir insan olmayın, 65 yaşınızdayken bile…
09 Nisan 2008 Çarşamba
Arabulucular eğitimli robotlar mı olacaklar?
Dünya uygulamasını takip ettiğim kadarıyla, arabuluculuk ve bunun eğitimi birer sektör olmuş durumda. Zamanla eğitim teknikleri ve materyalleri birbirlerine gittikçe benzemekte ve konsantre hale gelmekte, kısa zamanda yetiştirilen arabuluculara, neredeyse hangi durumda ne yapacağı ezberletilmektedir.
Peki teknikler aynıysa, her arabulucu aynı şeyi öğreniyorsa ve her durumda yapılması gereken ve öğretilen bir şey varsa, arabulucular gerçekten de kendilerinden beklenen işi mi yapmış olacaklar. Ya da elden gelen bütün teknikler uygulandıktan sonra çözüm tarafların kendi aralarındaki uyuma mı terkedilecek?
İşte gelecekte hazırlanacak ve kabul görecek eğitim müfredatı belirlenirken bir tercih yapacağımız yer burasıdır. Arabuluculuk eğitimi ülkemizdeki yayğın şekliyle üniversite sınavına hazırlık havasında yapılacak ise, biz o zaman robot arabulucu adaylarına, arabuluculuk programı yüklemiş oluruz. Fakat eğitim kişisel yeteneklerin su yüzüne çıkmasına ve her arabulucunun kendi tarzında ve rahat ettiği şekilde ve sonuçta başarılı olacak bir arabuluculuk yapmasına temel hazırlayacaksa o zaman yetişen kişilere "gerçek arabulucular" diyebiliriz.
30 Mart 2008 Pazar
Arabuluculuk tutar mı, tutmaz mı?
Ama arabuluculuk hakkında tahminde bulunurken gözden kaçırılan bir çok nokta var. Ceza uzlaşması için kolluğun, tarafların, savcının, mahkemenin oynadıkları roler söz konusu. Gördüğümüz kadarıyla mahkeme ve savcılıklar uzlaşmayı ellerindeki işin sürecini uzatan bir kurum olarak görmekte, uzlaşma teklifini ise aceleci bir şekilde yaparak geçiştirmektedirler. Bu durum, taraflar için uzlaşma konusunda yeterince düşünme lanağı vermemektedir. Uyuşmalığın taraflarının mahkeme veya savcılık nezdinde itibar görmeyen bir işe girişmek istenmemeleri doğaldır. Bu şartlarda uzlaşma kurumundan da başarı beklemek hayalcilik olacaktır.
Ama arabuluculuğu düşündüğümüzde durum böyle olmayacağını tahmin ediyorum. Öncelikle arabuluculukta süreci istemeyen hakim savcılar değil, sorunlarını çözmek isteyen, gönüllü olarak süreci başlatan taraflar olacaktır. Arabuluculuk üçüncü kişiler tarafından değil değil bizzat tarafların istekleriyle başlayacaktır. Arabuluculuğun yeterince tanıtılması ve yetkin arabulucuların yetişmesiyke halk nezdinde de bu iş zihinlere yerleşecektir. İşi yapacak olanlar bağımsız arabulucular olup rekabet sözkonusu olacağından, arabulucuların yetkinliği ve güvenilirliği tercihlerde etkili olacaktır.
Ceza uzlamasında tarafların uyuşmazlıkları bir "suç fiilinden" kaynaklandığından bu dozda bir çatışmada tarafların istekli bir şekilde uzlaşmaya başlamaları beklenemez. Ceza Hukukundan beklenen öc alma ihtiyacı da uzlaşmaya gidilmesine engel teşkil edebilir. Ancak bir hukuk uyuşmazlığındaki çatışma dozu her zaman onarılabilecek ölçülerdedir. Bu nedenle tarafların tercihleri açısından başvurulması daha kolay bir yoldur. Ben arabuluculuğun ceza uzlaşması ile karşılaştırılamayacak bir başarıya ulaşacağına inanıyorum.
08 Mart 2008 Cumartesi
Hakimler Doğal Arabulucular mıdır?
Bilindiği gibi tahkim özel bir yargılamadır. Yani hakimlerin tahkimde neden iyi birer doğuştan hakem olabileceklerini tahmin etmek hiç de zor değildir. Yabancı ülkelerdeki örneklerine bakıldığında tahkim hakemliğini gerçekten de iyi yaptıkları görülecektir.Fakat arabuluculuk tamamen farklı bir süreçtir. Hakimler bile gerekli eğitimi almadıklarında tahkimde alabildikleri rahat rolü, arabuluculuk sürecinde tam olarak yerine getiremeyeceklerdir. Her ne kadar hukuk alanındaki arabuluculuk ile ilgisi olmasa da TCK kapsamında yerine getirilen uzlaşmanın emekli hakimler tarafından yerine getirilmesi de bana göre gerçekten sakıncalı bir tercihtir. Bu hata üniversite mezunu adliye çalışanlarının ceza yargılaması sürecinde uzlaştırmacı olarak atanmasıyla da daha da büyütülmüştür. Ankara adliyesi web sitesinde uzlaştırmacı olarak belirlendiği bildirilen isimlerin yaynındaki adresler incelendiğinde adliye çalışanlarının listenin yarısını oluşturduğu görülecektir. Listenin geri kalanının da emekli hakim olduğunu tahmin etmek hiç de zor değil.
Adliye camiasında yürütülecek bu işin hakim ve savcılar tarafından, adliye çalışanlarına ve emekli hakimlere ek gelir sağlama yolu olararak görülmediğini umuyorum. Ankara Barosu yetişmiş uzlaştırmacı açısından en donanımlı barodur. Yetmiş'e yakın avukat otuz beş saatlik arabuluculuk ve müzakere teknikleri eğitiminden geçerek Ankara Barosu Arabuluculuk siciline kaydolmuşlardır. Atamalar aynı CMK sisteminde olduğu gibi birlgisayar programıyla ve sırayla yapılmaktadır. Şu haliyle hiçbir eğitimden geçirilmemiş kişilerin uzlaştırmacı olması tercih edilmemelidir.
Olması gereken arabuluculuk, hakimin yargılama anlayışından daha karmasık ve farklı özellikler gerektiren bir süreçtir. Çünkü onların kafalarında yılları birikimiyle oluşmuş doğrular ve belirli durumlarda verilecek kararlara ilişkin kalıplar bulunmaktadır. Onlara göre tarafların istediği değil hakime göre taraflar için uygun olan çözüm en uygunudur...
Bir emekli hakim alışmış olduğu geçmişi yargılama alışkanlığından vazgeçemeyecektir. Böyle bir yapıda arabuluculuk yapmak ise arabuluculuğun özüne ve felsefesine aykırı olacaktır. Çünkü dava sürecinde tek yapılan geçmişte yapılanların doğruluğunun veya yanlışlığının yargılanmasıdır. Halbuki arabuluculuk gelecek odaklı bir iştir. Arabuluculuğun tarafları arabuluculuk müzakereleriyle geçmişteki sorunlarından kurtuldukları gibi gelecekteki ilişkilerini de düzene koymuş bir şekilde masadan kalkarlar.
13 Eylül 2007 Perşembe
Reklam Yasağı Kıskacında Arabulucu – Avukatlık Mümkün mü?

Görüşe Açılan Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Tasarısı kapsamında, mevzuatımızdaki birçok hükmü göz önünde tutarak tartışmamız gereken konulardan birisi de kanuni düzenleme ile yeni bir meslek olarak hayatımıza girecek olan Arabuluculuğun Avukatlık mesleğiyle bağdaşıp bağdaşmadığı konusudur.
Avukatlık Kanunu Avukatlık mesleğinin bağdaşıp bağdaşmadığı konuları, bu kanun gereği yürürlükte olan Reklam Yasağı Yönetmeliği ise Avukatların mesleklerini yaparken kullanabileceği sıfatları, tabelasının boyunu ve kullanabilecek renk sayısını, kartvizit ve başlıklı kağıtlarda bulunabilecek bilgileri bile gerekli ya da gereksiz yere düzenlemiştir. Bu kadar ayrıntılı ve derinlemesine yapılan düzenlemeler açıkça Avukatlık Kanununda düzenlenmedikçe ya da zikredilmedikçe o işin avukat tarafından yapılamayacağı sonucunu doğurmaktadır.Öncelikle Avukatlık Yasamızdaki konuyu düzenleyen hükümlere bakmak gerekir. Mesleğimizle bağdaşan işler Av. Kan. 11 ve 12. maddelerinde düzenlenmiştir. Maddelerin metinlerini hatırlamak gerekirse:
Kanun No: 1136
Avukatlık Kanunu
Kabul Tarihi: 19.03.1969
R.G. Tarihi: 07.04.1969R.G. No: 13168
Avukatlıkla birleşemeyen işler:
Madde 11 - Aylık,ücret, gündelik veya kesenek gibi ödemeler karşılığında görülen hiçbir hizmet ve görev, sigorta prodüktörlüğü, tacirlik ve esnaflık veya mesleğin onuru ile bağdaşması mümkün olmayan her türlü iş avukatlıkla birleşemez.
Avukatlıkla birleşebilen işler:
Madde 12 - Aşağıda, sayılan işler 11 inci madde hükmü dışındadır;
a) Milletvekilliği, il genel meclisi ve belediye meclisi üyeliği,
b) Hukuk alanında profesör ve doçentlik,
c) Özel hukuk tüzelkişilerinin hukuk müşavirliği ve sürekli avukatlığı ile bir avukat yazıhanesinde ücret karşılığında avukatlık,
d) Hakemlik, tasfiye memurluğu, yargı mercilerinin veya adli bir dairenin verdiği herhangi bir görev veya hizmet,
e) Kamu iktisadi Teşebbüsleri Hakkında 233 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede başka iş veya hizmetle uğraşmaları yasaklanmamış bulunmak şartıyla; bu Kanun Hükmünde Kararnamenin kapsamına giren İktisadi Devlet Teşekkülleri, kamu iktisadi kuruluşları ve bunların müesseseleri, bağlı ortaklıkları ve iştirakleri ve iktisadi Devlet Teşekkülleri ile Kamu İktisadi kuruluşları dışında kalıp sermayesi Devlete ve diğer kamu tüzelkişilerine ait bulunan kuruluşların yönetim kurulu başkanlığı, üyeliği, denetçiliği,
f) Anonim, limited, kooperatif şirketlerin ortaklığı, yönetim kurulu başkanlığı, üyeliği ve denetçiliği ve komandit şirketlerde komanditer ortaklık,
g) Hayri, ilmi ve siyasi kuruluşların yönetim kurulu başkanlığı, üyeliği ve denetçiliği,
h) Gazete ve dergi sahipliği veya bunların yayım müdürlüğü, Milletvekilleri hakkında, 3069 sayılı Türkiye Büyük Millet Meclisi Üyeliği ile Bağdaşmayan İşler Hakkında Kanun hükümleri saklıdır.(
e) bendinde gösterilenlerin, Hazinenin, belediye ve özel idarelerin, il ve belediyelerin yönetimi ve denetimi altında bulunan daire ve kurumların, köy tüzel kişiliklerinin ve kamunun hissedar olduğu şirket ve kuruluşların aleyhinde; il genel meclisi ve belediye meclisi üyelerinin de bağlı bulundukları tüzel kişilerin ve yüksek öğretimde görevli profesör ve doçentlerin yüksek öğretim kurum ve kuruluşları aleyhindeki dava ve işleri takip etmeleri yasaktır.Bu yasak, avukatların ortaklarını ve yanlarında çalıştırdıkları avukatları da kapsar.
Görüldüğü gibi yeni oluşmakta olan ve Avukatlar olarak sahiplendiğimiz Arabuluculuk mesleği, 11. maddeyle çatışma halinde. Eğer bir avukat kendi mesleği yanında Arabuluculuk da yapacak ve bu sıfatı kullanacaksa mevcut duruma göre Aylık, ücret, gündelik veya kesenek gibi ödemeler karşılığında görülen… hizmet ve görev yapmış olacak ki bu da bizi disiplin sorumluluğuna sokacak bir durumdur. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu tasarısındaki düzenleniş tarzı itibariyle arabuluculuk, Av. Kan. 12/d maddesinde düzenlendiği gibi "yargı mercilerinin ya da adli dairelerin verdiği herhangi bir hizmet ya da görev" de sayılamayacağından", Arabuluculuk avukatın kendi mesleği dışında yaptığı "ücretli" bir iş halinde kalmaktadır. Çünkü tasarı şu haliyle mahkeme ve adli merci yönlendirmesiyle Arabuluculuk konusunu düzenlememiştir. Zaten mahkeme referanslı Arabulucuğun düzenlenmesinin yeri bu tasarı değil HUMK olabilirdi.
CMK da düzenleme bulan, savcılık soruşturması ya da ceza yargılaması sırasında tarafların tamamının kabul etmesiyle görevlendirilecek "Uzlaştırıcı" (= değil Arabulucu) nın görevlendirilmesi mahkeme veya savcılık tarafından istendiğinden, Avukatlıkla bağdaşmama problemi yoktur. Uzlaşmaya ilişkin yönetmelikte Barodan Uzlaştırıcı Avukat istenmesi usulünün de düzenlenmiş olması bu konuda tereddüte yer bırakmamıştır.Konuyu ayrıca “Reklam Yasağı Yönetmeliği” açısından incelediğimizde, yine avukatların yaptıkları işi duyurmaları yönetmelikle yasaklandığından “Arabuluculuk” sıfatının kullanılması da bu yasak kapsamında değerlendirilebilecektir. Reklam Yasağı Yönetmeliği'nin aşağıdaki maddeleri okunduğunda, yönetmeliğin özünden, avukat sıfatıyla birlikte akademik unvan dışında başka bir sıfatın aynı anda kullanılamayacağı sonucu çıkmaktadır.
Yönetmelik: Türkiye Barolar Birliği Reklam Yasağı Yönetmeliği
Kurum: Türkiye Barolar Birliği
Kabul Tarihi: 21.11.2003R.G. Tarihi: 21.11.2003
R.G. No: 25296
Basılı Evrak
Madde 6 - Başlıklı kağıtlar, kartvizitler ve diğer basılı evrak, reklam niteliği taşıyacak aşırılıkta olamaz.Başlıklı kağıtlarda, kartvizitlerde ve diğer basılı evrakta; sadece avukatlık unvanı, varsa akademik unvan, adı ve soyadı, adres, telefon-faks numaraları, internet ve e-posta adresleri ile bağlı bulunulan; Baro ve Türkiye Barolar Birliği sicil numaraları, vergi dairesi ile vergi sicil numarası yer alabilir.Birlikte çalışma halinde; "avukatlık bürosu" ibaresi, avukatlık ortaklığı halinde "avukatlık ortaklığı" ibaresi ve ortaklıkta yer alan avukatların ad ve soyadlarının yer alması da zorunludur.
Ortaklığa mensup avukatların, başlıklı kağıtlarında, kartvizitlerinde ve diğer basılı kağıtlarında; büro ya da ortaklığın adı yanında, kendi ad ve soyadlarını da kullanmaları zorunludur.Başlıklı kağıtlarda, kartvizitlerde ve diğer basılı kağıtta avukat unvanı ve akademik unvan dışında; emekli yargıç, emekli savcı, emekli noter, hukuk uzmanı, marka-patent vekili, sigorta uzmanı, bilirkişi, Bakan, Milletvekili ve benzeri sıfatlar kullanılamayacağı gibi kamu kurum ve kuruluşu ile özel kurum ve kuruluşlardaki, siyasi partilerdeki geçmiş ve mevcut görevler belirtilemez. Barolar ve Türkiye Barolar Birliği organlarında geçmişte görev alan avukatlar bu unvanlarını kullanamazlar. Halen görevli olanlar bu unvanlarını; ancak bu görevin ifasında ve bu görevleri ile sınırlı olmak kaydıyla kullanabilirler.Başlıklı kağıtlarda, kartvizitlerde ve diğer basılı evrakta; avukatın veya avukatlık ortaklığının ad ve unvanını belirtme amacını aşan her türlü yazı, deyim, resim, kayıtlı bulunduğu baro veya Türkiye Barolar Birliği amblemi dışında amblem ve şekiller yer alamaz.Avukatlık hizmeti, hiçbir unvan altında marka tesciline konu olamaz; bu yolda başvuruda bulunulamaz.
Medya İlişkileri
Madde 8 - Bu Yönetmelik kapsamında olanlar;
a) Adres değişikliğini, büro açılışını ve altı ayı aşan ara vermeden sonra yeniden mesleğe dönüşünü; avukatlık ortaklığına girişini ve çıkışını, reklam niteliğini taşımayacak şekilde, gazete ve sair yazılı basın yolu ile bir kez duyurabilirler. Avukatlık ortaklığının tescil ya da sona ermesi ya da ortaklardan birinin ayrılması ilan yolu ile duyurulabilir,
b) Yaşamları, kazançları, mesleki faaliyeti hakkında "reklam niteliğinde" yayınlarda bulunamaz, halen ya da eskiden takip ettiği, devam eden veya sonuçlanmış bir dava hakkında; dava ile özdeşleşip tarafların sözcüsü gibi hareket edemez, davanın hukuki boyutları içinde kalmak kaydıyla ve zorunlu haller dışında yazılı, işitsel ve görsel iletişim araçlarına ve internet'e görüntü, bilgi, demeç veremez, açıklama yapamazlar,
c) Yazılı, işitsel ve görsel iletişim araçlarında ve internet'te röportaj, sohbet, konuşma, tartışma ve benzeri programlara katıldıklarında; reklam sayılabilecek her türlü davranıştan, avukatlık mesleğini zedeleyici her türlü açıklamadan kaçınmak zorundadırlar,
d) Avukat unvanı kullanarak yazılı, işitsel, görsel iletişim araçlarında ve internet'te yönetmen, düzenleyici, danışman ve sair sıfatlar ile dizi, sürekli yayın, süreli ya da süresiz programlar hazırlayamaz, sunamaz, yönetemez, hazırlanmasına, sunulmasına ve yönetilmesine katılamazlar,
e) Gerek mahkemede temsil görevini yerine getirirken, gerek yazılı, işitsel ve görsel iletişim araçları ve internet ile ilişkisinde kendisini veya üzerinde çalışmakta olduğu hukuki işi reklam olabilecek nitelikte ön plana çıkaramazlar.
Yine Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu tasarısında, Arabuluculuk sınavını başaranların Arabulucu Siciline kaydedileceği ve isimlerinin Adalet Bakanlığı web sitesinde duyurulacağı düzenlenmiştir. Bu düzenleme de eğer arabulucuların isimleri "avukat" sıfatlarıyla anılacak ise mevcut haliyle sorun yaratacak bir uygulama olacaktır.
Şu günlerde Ankara Barosu’nun sağladığı olanaklarla 60 dan fazla Avukat Mediasyon eğitiminden geçmiş bulunmaktadır. Eğitim alan mektaşlarım mediasyon bilen avukatlar haline dönüştüler. Ama birçok Avrupa ülkesinde olan Mediatör Avukat Sıfatını kullanmaları mevzuatımız nedeniyle mümkün olamamaktadır.Bu durumda Arabuluculuk mesleğinin biz Avukatlar tarafından, mesleğin adıyla icra edilebilmesi için öncelikle Avukatlık kanunu ‘nun meslekle bağdaşan işlerle ilgili 12. maddesine, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu gereği Arabuluculuk gibi zamanla meslek haline gelecek işlerin de kapsam altına alınması gerekmektedir. Bu konudaki değişiklik iradesinin oluşabilmesi için konunun çeşitli ortamlarda dile getirilmesi gerekecektir. Aksi halde mesleki engeller nedeniyle, büyük zaman ve imkan harcanarak edinilmiş bilgi ve deneyimin çalışma yaşamımıza Avukat sıfatıyla kazandırılması mümkün olmayacaktır.Hukuk Uyuşmalıklarında Arabuluculuk Kanununda geçici maddelerle ya da aynı kanun paketi kapsamında ayrı bir tasarı ile mesleğimizin de düzenlemeye dahil edilebilmesi, Avukatlık Kanunu’ndaki aleyhe durumun da aynı kanun paketi içerisinde yapılacak bir eklemeyle giderilmesi, Arabuluculuk ve Avukatlık Mesleklerinin bağdaşan meslekler haline getirilmesi, bu yasal düzenleme sonucunda Avukatlık ve Arabuluculuk sıfatlarının bir arada kullanılmasının sorun yaratmaması için Reklam Yasağı Yönetmeliğinde değişiklik yapılması gerekmektedir.Bir çok avrupa ülkesinde ve ABD de Avukatlığın Arabuluculuk mesleğiyle çatışması söz konusu bile değildir. Aksine Avukatlar, bu mesleği en iyi icra eden meslek grubunu oluşturmaktadırlar. Aynı şekilde, Avukat - Arabulucu sıfatının yan yana kullanılması da tamamen kabul görmüş bir durumdur. Aynı hakları elde edebilmek için zorlu bir mücadele geçirmememiz dileğiyle...
12 Eylül 2007 Çarşamba
Arabulucu Kimdir? - Uzlaştırmacı Kimdir?

Hukukumuza yeni yeni giren bu iki kavram, anlam yakınlıkları nedeniyle kafa ve kullanım karışıklığına neden olabiliyor. Bu kavramlarla yeni tanışan meslektaşlarım ve ilgilenen kişiler için kavramların kısa tarifinin bulunduğu kısa bir yazı yazma gereği doğmuştur.
UZLAŞTIRMACI KİMDİR?:
Yeni Ceza Kanunumuzla birlikte ceza hukukumuza giren "uzlaşma" kurumu ile bu uzlaşmayı yapacak kişiler de Uzlaşmaya İlişkin Yönetmelikte düzenlenmiştir. Çerçeve olarak şikayete bağlı suçlar uzlaşmaya tabi tutulmuş ve bu suçlardan hakkında soruşturma ya da dava açılan faile ve bunu kabul eden mağdura uzlaşma imkanı sağlanarak, savcılık soruşturmasının veya ceza davasının ortadan kaldırılması amaçlanmıştır. Böylece tarafların mahkeme sürecinden en kısa surede sıyrılarak "barıştırılması" amaçlanmıştır. Amaçlanan barışma aynı zamanda ceza davası sonrasında açılması muhtemel tazminat istemli hukuk davalarını da kararlaştırılan ve ifa edilen uzlaşma edimi nedeniye konusuz bırakmıştır. İste yukarıda kısaca anlatılan ve tamamen ceza yargılamasına has "uzlaşma" kurumunun başrolünde "uzlaştırıcı" bulunmaktadır. Uzlaşmaya ilişkin yönetmelikle uzlaştırıcı olarak dilimize yerleşen terim değiştirilmiş ve "uzlaştırmacı" olarak ifadesini bulmuştur. Uzlaştırmacının en temel özelliği Hukuk Fakültesi mezunu olmasıdır. Ceza mahkemesi veya Savcılıkların istemi üzerine yapılacak atamalarda, eğer barodan istemde bulunulacaksa baroya kayıtlı olmak dışında herhangi bir şart aranmamaktadır. Ama Hukuk Fakültesi mezunu olup da uzlaştırmacı olarak atanacaklarda bulunması gereken şartlar bir hayli ağırlaştırılmıştır (Bkz. yönetmelik). Görüldüğü gibi CMK yeni bir meslek yaratmamakta, avukat ve hukukçular tarafından yerine getirilebilecek adli bir görev düzenlenmiş bulunmaktadır.Atanan uzlaştırmacı eşliğinde yapılan müzakereler sonunda düzenlenecek ve uzlaşmaya gönderen yargı mercii tarafından kabul edilecek uzlaşma tutanağında belirlenen tazminat ediminin yerine getirilmesi ile ceza soruşturması ve yargılamasının tüm sonuçlarıyla ortadan kaldırılması sonucu doğmaktadır.
ARABULUCU KİMDİR?:
Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu (HUAK) Tasarısı ile biz uygulayıcıların yabancı dildeki isminden Türkçeleştirerek kullandığımız "Mediatör" terimi artık "Arabulucu" olarak ifadesini bulmuştur. Her ne kadar bir tasarı ile karşı karşıya olsak da yakın zamanda yasalaşarak yeni bir meslek yaratacak olan düzenlemelerinin iyice incelenmesi gerekmektedir. Kanunun isminden de anlaşılacağı gibi "arabulucu" hukuk uyuşmazlıklarının çözümünde rol oynayan bir aktördür. Yukarıda bahsedilen "uzlaştırmacı" dan temel farkı da budur. HUAK da arabuluculuk ve arabulucunun tanımları da yapılmıştır. Buna göre;
Tanımlar
MADDE 2- (1) Bu Kanunun uygulanmasında;
a) Arabuluculuk: Dava açılmasından önce yahut davanın görülmesi sırasında, sistematik teknikler uygulayarak, tarafları görüşmek ve müzakerelerde bulunmak amacıyla bir araya getiren, onların birbirlerini anlamalarını ve bu suretle çözümlerini kendilerinin üretmesini sağlamak için aralarında iletişim sürecinin kurulmasını gerçekleştiren, uzman eğitimi almış, tarafsız bir üçüncü kişinin katılımıyla ve ihtiyarî olarak yürütülen faaliyeti,
b) Arabulucu: Arabuluculuk faaliyetini yürüten ve Bakanlıkça düzenlenen arabulucular siciline kaydedilmiş bulunan gerçek kişiyi .... ifade eder.
Aynı Kanunda dikkat çeken bir özellik ise "arabulucu" olabilmek için "uzlaştırmacı" olabilmenin tersine hukuk fakültesi mezuniyeti şartının aranmamasıdır. Lisans ve arabuluculuk eğitimi alan Adalet Bakanlığınca yapılacak yazılı sınavı ve mülakatı geçen her Türk Vatandaşı Bakanlık uzlaştırıcı siziline kaydolarak bu mesleği icra edebilecektir.
Ceza arabuluculuğunda uzlaşma tutanağı ile ceza hukukunun cezalandırma ile ilgili neticeleri ortadan kalkarken. Ceza Uzlaşma Tutanağının ilam niteliği bulunmamaktadır. Ancak arabulucu ve tarafların imzaladığı arabuluculuk tutanağı hukuk uyuşmalığının çözümlendiği ilam hükmü taşıyan bir tutanaktır. Ancak her iki tutanağın ortak özelliği uyuşmazlığı son buldurmasıdır.




